56 / VAKIA - 71

أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

Orjinal

E fe reeytumun nârelletî tûrûn(tûrûne).

1. e :
2. fe : o zaman, böylece
3. reeytum(u) : siz gördünüz
4. en nâre : ateş
5. elletî : ki o
6. tûrûne : ateş yakıyorsunuz

Çeviri : Transliteral

Görmez misiniz çakmakla çakıp yaktığınız ateşi?


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Hiç tutuşturduğunuz ateşi düşündünüz mü?


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Söyleyin şimdi bana, tutuşturmakta olduğunuz ateşi,


Çeviri : Adem Uğur

Çakarak (ağaçtan) çıkardığınız o ateşi gördünüz mü?


Çeviri : Ahmed Hulusi

Çakarak, sürterek yaktığınız ateş üzerinde hiç düşündünüz mü?


Çeviri : Ahmet Tekin

Yaktığınız ateşi gördünüz mü?


Çeviri : Ahmet Varol

Şimdi yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü?


Çeviri : Ali Bulaç

Şimdi çakıp yakmakta olduğunuz ateşi bana haber verin:


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(71-74) Hiç düşündünüz mü yaktığınız ateşi? Onun ağacını siz mi var ettiniz yoksa biz mi? Biz onu bir ders ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık. Öyleyse Yüce Rabbinin adını övgüyle an!


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(71-72) Soyleyin; yaktiginiz atesin agacini var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?


Çeviri : Bekir Sadak

Ya yaktığınız ateşe ne dersiniz ?


Çeviri : Celal Yıldırım

(71-72) Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz! Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?!


Çeviri : Diyanet İşleri

(71-72) Söyleyin; yaktığınız ateşin ağacını var eden sizler misiniz, yoksa onu Biz mi var ederiz?


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Söyleyin şimdi bana, tutuşturmakta olduğunuz ateşi,


Çeviri : Diyanet Vakfı

Yakmakta olduğunuz ateşe dikkat ettiniz mi?


Çeviri : Edip Yüksel

bir de gördünüz mü o çakdığınız ateşi?


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de o çaktığınız ateşi gördünüz mü?


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Yaktığınız ateşi gördünüz mü?


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Tutuşturduğunuz ateşi görüyor musunuz?


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Şimdi yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü?


Çeviri : Gültekin Onan

Şimdi bana (yeşil bir ağacdan) çakmakda olduğunuz ateşi söyleyin.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Peki söyleyin bana, (dallarını birbirine sürterek) çakmakta olduğunuz ateşi!


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Söyleyin bana, şimdi çakmakta olduğunuz ateşi,


Çeviri : İbni Kesir

Ayrıca o yaktığınız ateşi gördünüz mü?


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Şimdi yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü?


Çeviri : Kadri Çelik

Hiç tutuşturduğunuz ateşi düşündünüz mü?


Çeviri : Muhammed Esed

(69-71) Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa indiriciler Bizler miyiz? Eğer dilese idik onu acı bir su yapardık. Artık şükretmeli değil misiniz? Sonra gördünüz mü o ateşi ki, çakıverirsiniz?


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Söyleyin şimdi bana, çakmakta olduğunuz ateşi!


Çeviri : Ömer Öngüt

-Çaktığınız ateşi gördünüz mü?


Çeviri : Şaban Piriş

Peki, yakmakta olduğunuz ateşe ne dersiniz?


Çeviri : Suat Yıldırım

(İki dalı birbirine sürterek) Çıkardığınız ateşi gördünüz mü?


Çeviri : Süleyman Ateş

Şimdi yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü?


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Gördünüz mü tutuşturduğunuz ateşi?


Çeviri : Ümit Şimşek

Çakıp çakıp çıkardığınız o ateşi gördünüz mü?


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk