56 / VAKIA - 73

نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَٰعًا لِّلْمُقْوِينَ

Orjinal

Nahnu cealnâhâ tezkireten ve metâan lil mukvîn(mukvîne).

1. nahnu : biz
2. cealnâ-hâ : biz onu kıldık
3. tezkireten : zikir olarak, öğüt olarak
4. ve metâan : ve meta, geçim vasıtası
5. li el mukvîne : çöl yolcuları (sahrada konaklayanlar)

Çeviri : Transliteral

Biz onu, cehennem ateşini bir andırma ve çöllerde konup göçenlere bir fayda olarak halkettik.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Biz bu ateşi, gözleri görenlere bir ibret ve çöl yolcularına bir fayda kıldık.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.


Çeviri : Adem Uğur

Onu, çölde yaşarmışçasına bilgisizlere bir hatırlatma ve bir yararlanacakları şey kıldık!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Biz onu, ibret almanız için planlayıp hazırladık. Çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.


Çeviri : Ahmet Tekin

Biz onu hem bir ibret hem de ihtiyaç sahiplerine bir yarar kıldık.


Çeviri : Ahmet Varol

Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.


Çeviri : Ali Bulaç

Biz bu ateşi, (cehennem ateşine) bir ibret ve sahradaki yolculara bir menfaat kıldık.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

(71-74) Hiç düşündünüz mü yaktığınız ateşi? Onun ağacını siz mi var ettiniz yoksa biz mi? Biz onu bir ders ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık. Öyleyse Yüce Rabbinin adını övgüyle an!


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

Biz onu bir ibret ve colde konaklayanlar icin yararli kildik.


Çeviri : Bekir Sadak

Biz, onu bir öğüt ve ibret ve hem de boş arazide yolculuk yapanlar (gezip dolaşanlar, rahat ve temiz hava almak isteyenler) için bir fayda kıldık.


Çeviri : Celal Yıldırım

Biz onu hem düşündürücü, ibret verici bir uyarıcı (cehennemi hatırlatıcı), hem de ihtiyacı olanlar için bir yararlanma kaynağı (enerji) olarak yarattık.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.


Çeviri : Diyanet İşleri

Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Kullananlar için biz onu bir ibret ve yararlı yaptık.


Çeviri : Edip Yüksel

Biz onu hem bir muhtıra kıldık hem de bir istifade; alandaki muhtaclar için.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onu hem bir ihtar, hem de alandaki muhtaçlara (çöl yolcularına) faydalı kıldık;


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Biz onu hem düşündürücü, ibret verici bir uyarıcı, hem de ihtiyacı olanlar için bir yararlanma kaynağı olarak yarattık.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.


Çeviri : Gültekin Onan

Biz onu hem bir ibret, hem çöl yolcularına bir fâide kıldık.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

Biz onu (o ateşi, Cehennem ateşi için) bir hatırlatma ve çölde yolculuk edenler için bir menfaat kıldık.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Biz, onu bir ibret ve konaklayanlar için faydalı kıldık.


Çeviri : İbni Kesir

Biz, onu (ateşi) bir ibret ve çöl yolcuları (sahrada konaklayanlar) için bir meta (ısı ve ışık kaynağı) kıldık.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Biz onu hem bir hatırlatma (konusu); hem de ihtiyacı olanlara bir geçimlik kıldık.


Çeviri : Kadri Çelik

Onu (Bizi) hatırlamanı(zı)n bir vasıtası ve (hayatlarının) yabaniliği içinde kaybolmuş ve acıkıp susamış bütün insanlar için bir rahatlama vasıtası yaptık.


Çeviri : Muhammed Esed

(72-74) Onun ağacını siz mi yarattınız yoksa yaratanlar Biz miyiz? Biz onu (o ateşi) bir muhtıra ve sahraya konup göçenler için bir menfaat kıldık. Artık azîm Rabbinin ismiyle tesbihte bulun.


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Biz onu bir ibret ve çöl yolcuları için bir fayda yaptık.


Çeviri : Ömer Öngüt

Biz, onu bir ibret ve ihtiyaç sahipleri için faydalı kıldık.


Çeviri : Şaban Piriş

Biz onu çölde, yolda bulunanlar ve muhtaçlar için hem bir ders, hem de istifade vesilesi kıldık.


Çeviri : Suat Yıldırım

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.


Çeviri : Süleyman Ateş

Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu) hem de ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Biz onu bir ibret yaptık ve tutuşturanlar için yararlı kıldık.


Çeviri : Ümit Şimşek

Biz onu hem bir ibret hem de çöl yolcularına bir nimet kıldık.


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk