36 / YASİN - 17

وَمَا عَلَيْنَآ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

Orjinal

Ve mâ aleynâ illel belâgul mubîn(mubînu).

1. ve mâ aleynâ : ve bizim üzerimizde (sorumluluk) yok
2. illâ : ancak, sadece
3. el belâgu : tebliğ, bildirme
4. el mubînu : açıkça, açık

Çeviri : Transliteral

Ve bize düşen vazife, ancak apaçık tebliğden ibâret.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Bize düşen, emanet edilen mesajı, size açıkça tebliğ etmek ve nasıl yaşanacağını da, bizzat hayatımızla göstermektir.”


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Bizim vazifemiz, açık bir şekilde Allah'ın buyruklarını size tebliğ etmekten başka bir şey değildir dediler.


Çeviri : Adem Uğur

"Bize ait olan sadece apaçık tebliğdir. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

'Bizim sorumluluğumuz apaçık bir tebliğdir.'


Çeviri : Ahmet Tekin

Bize düşen de sadece apaçık bir tebliğdir.'


Çeviri : Ahmet Varol

"Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur."


Çeviri : Ali Bulaç

Bize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.”


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

“Bize düşen, açık bir tebliğden başka bir şey değildir.”


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(16-17) Elciler: Dogrusu Rabbimiz bizim size gonderildigimizi bilir; bize dusen ancak apacik tebligdir» demislerdi.


Çeviri : Bekir Sadak

Bize gereken, sadece açık tebliğdir,» dediler.


Çeviri : Celal Yıldırım

(16-17) (Elçiler) şöyle dediler: “Rabbimiz biliyor ki, hakikaten biz, (Allah tarafından) size gönderilmiş elçileriz. Bizim üzerimize düşen, yalnızca apaçık tebliğdir.”


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

“Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir.”


Çeviri : Diyanet İşleri

(16-17) Elçiler: 'Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir' demişlerdi.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

«Bizim vazifemiz, açık bir şekilde Allah'ın buyruklarını size tebliğ etmekten başka bir şey değildir» dediler.


Çeviri : Diyanet Vakfı

'Bizim görevimiz, açıkça duyurmaktan ibarettir.'


Çeviri : Edip Yüksel

açık bir tebliğden ötesi ise bizim üstümüze değil


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Açık bir tebliğden ötesi ise bizim üstümüze (vazife) değildir!» dediler.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

«Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Bizim üzerimize düşen, yalnızca açıkça duyurmaktır.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

"Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur."


Çeviri : Gültekin Onan

«Bizim üzerimize (düşen vazîfe) apaçık tebliğden başkası değildir».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

'Ve bize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir.'


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Bize düşen, sadece apaçık tebliğdir.


Çeviri : İbni Kesir

Ve bizim üzerimizde açıkça tebliğden (bildirmekten) başka bir şey (sorumluluk) yoktur.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Bizim üzerimizde de (sorumluluk olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.”


Çeviri : Kadri Çelik

Fakat (bize emanet edilen) mesajı size açıkça tebliğ etmekten başka bir şey ile yükümlü değiliz".


Çeviri : Muhammed Esed

«Bizim üzerimize (teveccüh eden ise) apaçık bir tebliğden başka değildir.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

"Bize düşen ancak apaçık bir tebliğdir. "


Çeviri : Ömer Öngüt

Bizim görevimiz apaçık duyurmaktan başka bir şey değildir.


Çeviri : Şaban Piriş

"Açıkça tebliğden başka bir şeyle yükümlü değiliz biz."


Çeviri : Suat Yıldırım

"Bizim üzerimize düşen, yalnız açıkça duyurmaktır."


Çeviri : Süleyman Ateş

«Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Bize düşen açıkça tebliğ etmekten ibarettir.'


Çeviri : Ümit Şimşek

"Bize düşen, açık bir tebliğden başka şey değildir."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk