10 / YUNUS - 97

وَلَوْ جَآءَتْهُمْ كُلُّ ءَايَةٍ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

Orjinal

Ve lev câethum kullu âyetin hattâ yeravûl azâbel elîm(elîme).

1. ve lev câet-hum : ve onlara gelse bile
2. kullu : bütün hepsi
3. âyetin : ayet, mucize(ler)
4. hattâ : olana kadar, olmadıkça
5. yerevû : görürler
6. el azâbe el elîme : elîm azap

Çeviri : Transliteral

Kendilerine her çeşit deliller, mucizeler gösterilse de elemli azâbı görmedikçe.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Kendilerine her türlü kanıtlayıcı belge gelse bile, çok can yakıcı azabı gözleriyle görünceye kadar iman etmezler. Azabı görünce iman ettik derler, ama imanları onlara bir fayda sağlamaz.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır.


Çeviri : Adem Uğur

İsterse onlara bütün mucizeler gelsin (yine de iman etmezler). . . Acı azabı görünceye kadar!


Çeviri : Ahmed Hulusi

Onlara Allah’ın varlığına, birliğine, kudretine, kulluğa, İslâm’a giden yolu gösteren bütün mûcizeler birden gelse, can yakıp inleten müthiş azâbı görünceye kadar iman etmeyecekler.


Çeviri : Ahmet Tekin

Kendilerine bütün ayetler gelse bile! Acıklı azabı görmedikleri sürece (iman etmezler).


Çeviri : Ahmet Varol

Onlara her ayet getirilse bile.. Acı azabı görünceye kadar.


Çeviri : Ali Bulaç

Onlara bütün mûcizeler gelse bile; tâ acıklı azabı görecekleri ana kadar...


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

Onlara bütün âyetler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmazlar.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

(96-97) Dogrusu Rabbinin soz verdigi azabi hak edenler, can yakici azabi gorene kadar kendilerine her turlu belge gelse bile inanmazlar.


Çeviri : Bekir Sadak

(96-97) Onlar ki haklarında Rabbin sözü gerçekleşti, kendilerine her türlü âyet (belge ve mu'cize) de gelse, elem verici azabı görmedikçe (emin olunuz ki) inanmazlar .


Çeviri : Celal Yıldırım

Onlara her türlü ayet gelse bile elem verici azabı görünceye kadar (inanmazlar).


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

(96-97) Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.


Çeviri : Diyanet İşleri

(96-97) Doğrusu Rabbinin söz verdiği azabı hak edenler, can yakıcı azabı görene kadar kendilerine her türlü belge gelse bile inanmazlar.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

(96-97) Gerçekten haklarında Rabbinin sözü (hükmü) sabit olanlar, kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır.


Çeviri : Diyanet Vakfı

Acı azabı görünceye kadar onlara her çeşit mucize gelse bile...


Çeviri : Edip Yüksel

Velevse kendilerine her âyet gelmiş olsun, tâ o elîm azâbı görecekleri âna kadar


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

(evet imana gelmezler) -kendilerine her türlü mucize gelse bile- o acı azabı görecekleri ana kadar.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Onlara bütün mucizeler hep birden gelse, yine de o acıklı azabı görünceye kadar inanmazlar.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Onlara bütün uyarıcı mesajlar gelse bile. Ancak acıklı azabı görünce iman ederler.


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Onlara her ayet getirilse bile... Acı azabı görünceye kadar.


Çeviri : Gültekin Onan

(96-97) Üzerlerine Rabbinin kesilmesi hak olmuş bulunanlar (yok mu?) onlar, velev kendilerine her (hangi bir) âyet gelmiş olsun, acıklı bir azâb görecekleri (zamâ) na kadar îman etmezler.


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(96-97) Muhakkak ki üzerlerine Rabbinin (azab) sözü (hükmü) hak olanlar, kendilerine bütün âyetler gelmiş olsa bile, o (pek) elemli azâbı görünceye kadar (isyanları sebebiyle) îmân etmezler.


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Onlara her türlü ayet gelse bile elem verici azabı görünceye kadar.


Çeviri : İbni Kesir

Ve eğer onlara bütün âyetler gelse bile, elîm azabı görene kadar (onlar mü’min olmazlar - âyet 96).


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

Kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar (iman etmezler).


Çeviri : Kadri Çelik

Kendilerine her türlü kanıtlayıcı belge gelse bile, ta ki (öte dünyada kendilerini bekleyen) o çok can yakıcı azabı gözleriyle görünceye kadar...


Çeviri : Muhammed Esed

Velev ki, onlara her âyet gelsin. Pek acıklı azabı görünceye kadar (küfürlerinde devam ederler).


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Kendilerine (istedikleri) bütün âyetler (mucizeler) gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar (inanmazlar).


Çeviri : Ömer Öngüt

Can yakıcı azabı görene kadar, kendilerine her türlü belge gelse bile...


Çeviri : Şaban Piriş

(96-97) (Kâfir olarak ölüp cehenneme gideceklerine dair) haklarında Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar, her türlü mûcize de önlerine gelse, gayet acı azabı görmedikçe iman etmezler.


Çeviri : Suat Yıldırım

Onlara bütün âyetler gelmiş olsa bile, acı azâbı görünceye kadar (inanmazlar).


Çeviri : Süleyman Ateş

Onlara her ayet getirilse bile.. Acıklı azabı görünceye kadar.


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

Onlara her türlü âyet gelecek olsa bile, o acı azabı görmedikçe sana inanmazlar.


Çeviri : Ümit Şimşek

Tüm ayetler onlara gelse bile. Ta, o korkunç azabı görünceye kadar...


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk