12 / YUSUF - 72

قَالُوا۟ نَفْقِدُ صُوَاعَ ٱلْمَلِكِ وَلِمَن جَآءَ بِهِۦ حِمْلُ بَعِيرٍ وَأَنَا۠ بِهِۦ زَعِيمٌ

Orjinal

Kâlû nefkıdu suvâalmeliki ve li men câe bihî hımlu beîrin ve ene bihî za’îm(za’îmun).

1. kâlû : dediler
2. nefkıdu : kaybediyoruz (kaybettiğimizi arıyoruz)
3. suvâa el meliki : melikin (hükümdarın) su kabı
4. ve li men câe bi-hi : ve kim onu getirirse
5. hımlu beîrin : bir deve yükü
6. ve ene : ve ben
7. bihî : ona
8. za'îmun : kefil

Çeviri : Transliteral

Padişâhın şerbet bardağını kaybettik, bulup getirene bir deve yükü zahîre verilecek, ben de kefîlim buna dediler.


Çeviri : Abdulbaki Gölpınarlı

Dediler ki: “Kralın su kabını kaybettik, onu kim bulursa, ödül olarak kendisine bir deve yükü zahîre verilecek. Buna ben kefilim!” diye ekledi o görevli kimse.


Çeviri : Abdullah Parlıyan

Kralın su kabını arıyoruz; onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var dediler. (İçlerinden biri:) Ben buna kefilim, dedi.


Çeviri : Adem Uğur

Dedi ki: "Melik'in su içme tası kayboldu. . . Onu bulan için, bir deve yükü ödül var. . . Ben bu ödüle kefilim. "


Çeviri : Ahmed Hulusi

Onlar:'Kaybettiğimiz kralın altın su tasını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü bahşiş var.' dediler, içlerinden biri:'Buna ben de kefilim' dedi.


Çeviri : Ahmet Tekin

Dediler ki: 'Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var. Ben de buna kefilim.'


Çeviri : Ahmet Varol

Dediler ki: "Hükümdarın su tasını kaybettik, kim onu (bulup) getirirse, (ona armağan olarak) bir deve yükü vardır. Ben de buna kefilim."


Çeviri : Ali Bulaç

Onlar dediler ki, hükümdarın su tasını arıyoruz (altından yapılmıştı), onu getirene bir deve yükü ikramiye var ve ben de onu ödemeye kefilim.


Çeviri : Ali Fikri Yavuz

“Hükümdarın kâsesini kaybettik; bulup getirene bir deve yükü bahşiş var” dediler. Çağırıcı, “Ben de buna kefilim” diye ilâve etti.


Çeviri : Bayraktar Bayraklı

«ukumdarin su kabini kaybettik, onu getirene bir deve yuku mukafat verilecek, buna ben kefil oluyorum» dediler.


Çeviri : Bekir Sadak

Onlar da, «kralın su kabını kaybettik. Onu getirene bir deve yükü (ödül) vardır, ben buna kefilim,» dediler.


Çeviri : Celal Yıldırım

Onlar: “Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Tellal (çağrıcı) buna ben kefilim” dedi.


Çeviri : Cemal Külünkoğlu

Onlar, “Hükümdar’ın su kabını yitirdik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Ben buna kefilim” dediler.


Çeviri : Diyanet İşleri

'Hükümdarın su kabını kaybettik, onu getirene bir deve yükü mükafat verilecek, buna ben kefil oluyorum' dediler.


Çeviri : Diyanet İşleri (eski)

Kralın su kabını arıyoruz; onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var dediler. (İçlerinden biri:) Ben buna kefilim, dedi.


Çeviri : Diyanet Vakfı

“Kralın su tasını kaybettik. Kim onu getirirse ona bir deve yükü ödül verilecektir. Ben bunu garantiliyorum.”


Çeviri : Edip Yüksel

Melikin dediler: suvaını arıyoruz onu getirene bir deve yükü bahşiş var, ve ben ona kefilim.


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır

Dediler ki «Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü bahşiş var ve ben ona kefilim.»


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş)

Onlar da dediler ki: «Hükümdarın su kabını arıyoruz. Onu bulup getirene bir yük zahire var. Üstelik o tas bana zimmetlidir».


Çeviri : Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş - 2)

Görevlilerden biri dedi ki; «Ölçü kabı olarak kullanılan kralın su tasını kaybettik. Onu geri getirene ödül olarak bir deve yükü zahire verilecek buna ben kefilim.»


Çeviri : Fizilal-il Kuran

Dediler ki: "Hükümdarın su tasını kaybettik, kim onu (bulup) getirirse, (ona armağan olarak) bir deve yükü vardır. Ben de buna kefilim."


Çeviri : Gültekin Onan

Dediler ki: «Pâdişâhın su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var. Ben de buna kefilim».


Çeviri : Hasan Basri Çantay

(Onlar) dediler ki: 'Melik’in su kabını kaybettik; hem onu getirene bir deve yükü(bahşiş) var'; (tellâl:) 'Ben de buna kefîlim' (dedi).


Çeviri : Hayrat Neşriyat

Dediler ki: Hükümdarın su kabını kaybettik, onu getirene de bir deve yükü var. Ben de buna kefilim.


Çeviri : İbni Kesir

“Melik’in su kabını kaybettik.” dediler. Kim onu getirirse (ona) bir deve yükü (erzak) var. Ve ben, ona kefilim.


Çeviri : İmam İskender Ali Mihr

“Hükümdarın su kabını kaybettik, onu getirene bir deve yükü mükâfat verilecek” dediler. (Tahıl ambarının sorumlusu ise) “Ben de kefilim” (dedi.)


Çeviri : Kadri Çelik

"Kral'ın su kupasını kaybettik" diye karşılık verdiler, "Onu kim bulursa, (ödül olarak) kendisine bir deve yükü (zahire) verilecek!" "Buna ben kefilim!" diye ekledi (çığırtkan).


Çeviri : Muhammed Esed

Dediler ki: «Hükümdarın su kabını arıyoruz, ve onu getirecek kimse için bir deve yükü vardır. Ve ben de ona kefilim.»


Çeviri : Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar dediler ki: “Kralın su kabını kaybettik, onu arıyoruz! Onu getirene bir deve yükü mükâfat verilecek. Ben buna kefil oluyorum. ”


Çeviri : Ömer Öngüt

-Hükümdarın su kabını kaybettik. Onu getirene bir deve yükü (mükafat) vardır. Buna ben kefil oluyorum, dediler.


Çeviri : Şaban Piriş

Görevlilerden biri: "Hükümdarın su kabını kaybettik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Buna ben kefilim." dedi.


Çeviri : Suat Yıldırım

Dediler ki: "Kralın su tasını kaybettik (onu arıyoruz). Onu getirene bir deve yükü (mükâfât) var. Ben buna kefilim"


Çeviri : Süleyman Ateş

Dediler ki: «Hükümdarın su tasını kaybettik, kim onu (bulup) getirirse, (ona armağan olarak) bir deve yükü vardır. Ben de buna kefilim.»


Çeviri : Tefhim-ul Kuran

'Hükümdarın tasını kaybettik,' dediler. 'Onu bulana bir deve yükü ödül var. Ben de buna kefilim.'


Çeviri : Ümit Şimşek

Dediler: "Kralın su tasını kaybettik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Kefili benim."


Çeviri : Yaşar Nuri Öztürk